site en üstü (İNKA)

18-06-2019 19:46 Kategori: GÜNCEL | Bölge: İstanbul

Mursi için tabutsuz cenaze namazı kılındı..

Mursi için tabutsuz cenaze namazı kılındı..
  • Facebook Paylaş
  • Yorum Yaz

Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi için Altınotdu Yalı cami bahçesinde öğle namazı sonrasında taput olmadan gıyabi cenaze namazı kılındı. Bu uygulama aynı saatte 81 vilayette gerçekleşti. Ordu’da genellikle bütün basın açıklamalarının başını çeken Memur Sen Ordu şube başkanlığı ve Sivil Toklum Kuruluşları tarafından bir basın açıklaması yapılarak, “Mursi’nin katili Sisi cuntası!” olduğu ifade edildi.

Mısır’ın ilk ve tek meşru Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, kendisine yapılan sistematik işkence ve ihmaller ardından dün şehit olmuştur.

 

Aslında Mursi, 17 Haziran’daki duruşmada haksız suçlamalara karşı hem kendini hem de davasını savunurken şehit edilmiştir.

 

 

 

Mursi’nin şehadet haberini dünyaya büyük bir neşeyle bildiren cuntanın dikkatlerdenkaçırmaya çalıştığı gerçekler, cinayet ardından daha net ortaya çıkmıştır. Şehit Mursi, yıllardır böbrek, karaciğer ve şeker hastalıklarından muzdarip olduğu halde, tedavileri keyfi biçimde engellenmiş, olumsuz hapishane koşullarında durumunun kötüleşmesi beklenmiştir. Günün 23 saatini tek başına hücre hapsinde geçiren Mursi, hayatının ciddi tehdit altında olduğunu daha bir kaç ay önce bizzat kendisi mahkemede açıklamıştı. Şehit Mursi’yi idam cezasıyla yargılayan Mısır cuntası, karar çıksa bile bir cumhurbaşkanını idam etmenin siyasi sonuçlarına katlanamayacağını bildiği için onu yavaş bir süreçte öldürmeyi tercih etmiştir.

 

 

 

6 yıldır hapiste bulunan şehit Mursi, bu süre zarfında sadece 3 defa ailesi ile görüşebilmişti. Avukatları ile görüşmesi de çok sıkı ve keyfi şartlara bağlanmıştı. Bu görüşmelerin hepsinde özgürlüğü kameralar önünde ve kişi mahremiyetine saygısız bir biçimde kısıtlanmıştı.

 

Mursi’nin şehadeti sadece ailesini ve dava arkadaşlarını değil, tüm İslam dünyasını yasa boğmuş, Mısır’da unutulmaya yüz tutmuş zulmü bir kez daha gündeme getirmiştir.Mursi’nin 6 yıllık tavizsiz mücadelesi ve şehadeti bir kez daha göstermiştir ki, Mısır’da direniş ve mücadele devam etmektedir. Son bir asırdır zalimlere ve emperyalistlere karşı savaşan Mısır halkı, tüm sinmiş görüntüsüne rağmen şehitler vermeye ve hala ayakta olduğunu haykırmaya devam etmektedir. Mursi, Mısır’da Hasan el-Benna’dan itibaren devam eden lider kadrolarının hayatını ve mücadelesini şahadetle taçlandırma geleneğinin son halkası olmuştur.

Cunta yönetimi, olayın ilk anlarından itibaren Mursi’ninnaaşını gizli bir yerde tutup, üzerinde kendilerine karşı suç delili olabilecek fiziki delilleri yok etmiştir. Şu an en büyük beklentilerden biri Mursi’nin sistematik olarak ölümünü seyreden Birleşmiş Milletler’inen azından uluslararası bir soruşturma için harekete geçmesidir.

Kısa süren iktidarı boyunca, sadece Mısır içindeki derin devlet ve hainlerle mücadele değil, uluslararası Siyonist entrikalarla da mücadele etmek zorunda kalan Mursi, iş yapmasına izin verilmeden bir yıl içinde önce sokak gösterileri ile yıpratılmış ardından askeri cuntanın ellerine teslim edilmişti. 3 Temmuz 2013 tarihinde Abdülfettah Sisi askeri darbeyle iktidara el koyduğunda, İsrail ve ABD desteğiyle, ilk günlerden itibaren kanlı bir baskı siyaseti uygulamış, her türlü yasa dışılık görmezden gelinmiştir. Rabia ve Nahda meydanlarında 2 bini aşkın insan katledildiği gibi,  alınan kararla, sivilleri katleden kişilerin ve bu ölümlerin soruşturulmasının önü tamamen kapatılmıştır.

 

 

 

Binlerce insan gözaltına alınırken, bunların tamamı sistematik işkenceye uğramış ve yüzlercesi hapiste şehit olmuştur. Hali hazırda Mısır cuntasının hapishanelerinde 60 binden fazla mazlum insan daha bulunmaktadır. Batılıların desteğindeki cunta idaresinden son 6 yılda 2 bin 500’den fazla idam kararı çıkmış, bunlardan 165 tanesi infaz edilmiştir. Bunların tümü sessiz sedasız bir şekilde yürütülürken, geçtiğimiz Şubat ayında 9 gencin idamı gizlenememişti. Hali hazırda 10 binden fazla muhaliften haber alınamamakta ve büyük ihtimalle yasa dışı infaza kurban gittikleri düşünülmektedir.

 

Siyonizmin bekçiliğini yapan Mısır cuntası, Batıdan ve özellikle Trumpyönetiminden aldığı destekle ülke içinde her türlü hukuksuzluğu ve cinayeti işlerken,Mursi’nin şehadeti bu hukuksuz rejimin ve dış destekçilerinin bölgesel projelerinde yeni bir aşamaya geçtiklerinin işaretidir. Hapiste bile olsa meşru bir liderin varlığı, dengelerin her an değişebileceği Ortadoğu’da emperyalistlerin planlarını bozabilecek bir riski barındırmaktaydı. Yaşananlar göstermiştir ki, içeriden çıkma konusunda küçük bir ihtimal olsa bile, cunta ve onun destekçileri Mursi’nin ve onun liderlik ettiği Müslüman kadroların potansiyeli ile yüzleşmekten hala korkmaktadır. Mısır’dan gelen ekonomik ve siyasi göstergeler bu yozlaşmış rejimin ömrünün fazla uzun sürmeyeceğini göstermektedir. Sisi cuntasının ortadan kalkması halinde Mısır’da hapiste bile olsa Batı ve Siyonizm karşıtı bir alternatifin bulunması emperyalistleri huzursuz etmiştir.

 

Darbecilerin dışarıda en büyük destekçileri ABD ve Avrupa Birliği olsa da, bölgedeki en önemli finansörleri Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’dir. Şu ana kadar Batılı ülkeler Mısır’a 30 milyar dolarlık silah ve teçhizat vermişler, Suud ve Emirlik yönetimleri de 14 milyar dolarlık yardım yapmışlardır.

 

Mısır cuntasını bu kadar değerli kılan ise Siyonist rejimin korunmasında oynadığı roldür. Bu nedenle Mursi, Siyonistlerce şehit edilmiş onlarca mücahitten biridir.Mursi’nin bu şehadeti Siyonistlerin Filistin ve bölge planlarından bağımsız değildir. Eş zamanlı olarak bir yanda Kudüs ve Filistin’de saldırganlık artarken, aynı anda Mısır’da operasyonlara hız verilmesi, ABD’nin yeni Ortadoğu planıyla ilgili görünmektedir.

 

 

Şu an Mısır cuntasının zindanlarındaki onbinlerce mazlum için durum daha da kritik bir hal almıştır. İşkence, taciz, öldürme ve daha onlarca hukuksuzluğun engellenmesi için dünyanın sağduyulu kamuoyu harekete geçmelidir.

Mısır’daki siyasi tutuklular derhal serbest bırakılmalıdır.

Sisi cuntasının uluslar arası mahkemelerde yargılanması için çalışma başlatılmalıdır.

Mursi’nin şahadeti, uluslararası bir heyet tarafından incelenmeli ve tüm sorumlular yargı önüne çıkarılmalıdır.

Bir cumhurbaşkanını hayatta iken koruyamayan dünya kamuoyu, en azından ölümü ardından adaleti sağlamaya çalışmalı. 

Yaşasın Mısır direnişi!

 

 

 

AK PARTİ BASIN AÇIKLAMASI YAPTI..

 

Mısır’ın siyasi tarihinde ilk kez demokratik seçimlerle Cumhurbaşkanı seçilen Muhammed Mürsî, özgürlük ve adalet hasretiyle Hakk’a yürümüştür.

İnandığı dava uğruna ömrünü adayan Mürsî, Mısır halkı için verdiği insanlık mücadelesinde zalim bir cunta zihniyetiyle devrilmiştir. 2013 Temmuz’unda kanlı bir darbe ile iktidarı ele alan Abdülfettah es-Sisi, kan ve gözyaşı üzerine kurduğu iktidarını yine kanla beslemiştir. Uluslararası hukuku ve insan haklarını yok sayarak Mısır halkını baskı altına alan zalim Sisi, masum insanları acımasızca katletmiştir. 21. yüzyılın Firavunu Sisi, darbeyle elde ettiği iktidarı süresince yüzlerce kişiyi idam etmiştir. Başta Amerika olmak üzere bazı Batı ülkeleri, maddi ve ideolojik çıkarları uğruna Mısır’da, darbe rejiminin insanlık dışı uygulamalarına karşı sessiz kalarak; işkenceleri, haksız yargılamaları ve vahşi idamları görmezden gelmiştir.

2357 gündür Mısır zindanlarındaki direniş destanını sürdüren Muhammed Mürsî, zalimlerin mahkemesinde şehadete yürümüştür. “Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma!” (İbrahim, 42) diye buyuran bir dinin mensupları olarak bu süreçte bizleri en derinden yaralayan İslam dünyasının suskunluğu olmuştur. Barbar Sisi’ye karşı dur diyen tek dünya lideri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. İnancımızın gereği ve liderimizin dik duruşuyla Mısır’da insan haklarının hiçlenmesini kabul etmedik, etmeyeceğiz.

Biz, Mürsî’nin verdiği onurlu mücadelesinin ve şehadetinin şahidiyiz. İnsanlık, zulme direnenleri ve zulmeden zalimleri unutmayacaktır.



Bu haber 309 defa okunmuştur.
HABERE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


DİĞER GÜNCEL HABERLERİ
gazete manşetleri
ANKETİMİZE KATILIN

E-BÜLTEN ABONELİĞİ

ord araç kiralama