SAİT İNAN

  • BIST: 72.445 %1,19
  • Dolar: 3,0572 %-0,38
  • Euro: 3,3723 %-0,42
  • Altın: 130,32 %-0,77
13-03-2018 00:21 Kategori: GÜNCEL | Bölge: İstanbul

Ölüm Yıldönümünüz kutlu olsun..

Ölüm Yıldönümünüz kutlu olsun..
  • Facebook Paylaş
  • Yorum Yaz

Ben çok kabadayılar gördüm, çok bedeller ödedim, bu meslek uğuruna bütün varlığımı kaybettim, ama prensiplerimden, meslek ahlakımdan, ilkelerimden, bilgi ve becerilerimden kimseye taviz vermedim. Hiç yılmadım, kimseler de yıldıramadı. Bundan sonra da kimselere taviz vermeyeceğim. Kimin haklı olması, haksız olması, huyu, suyu, davranışları ve ahlakı yapısı beni asla ilgilendirmiyor. Düşmanım da olsa her zaman emek veren, kendisini bu mesleğe adayan, ve bu Ordu için bir şeyler yapmaya çalışan meslektaşlarımın yanında birlik ve beraberlik içinde olmayı tercih ediyorum. İşte bunu anlayamayanlar, düşünemeyenler, kendilerini başka bir dünyada görenler her zaman sahipsiz ve ilgisiz kalmaya mahkumdurlar.

Ordu’da kazan kaynamaya devam ediyor.

 

Ordu’da kimin suyu ısındı merak ediyorum..

 

Şimdi yanlış anlamayın. Ben İsa’yı Musa’yı tanımam derken, Ordu’da bugün yaşanan ve tarihe kara damgasını vuracak olan bir olayı gündeme getireceğim..

Bir tarafta İSA varsa, başka bir tabir ve tarifle öbür tarafta da MUSA var demek istiyorum.

Ordu’da bir basın kuruluşu esir alınıyor.. Çeşitli bahanelerle kapısına mühür vuruluyor..

 

Baktım takip ettim, ufak tefek yorumlar dışında  bu konuyu hiçbir Ordu medyası gündeme getirerek ciddiye dahi almamışlar..

 

Ne kadar acı, ne kötü bir şey değil mi?

Şu Ordu Medyasının düştüğü durumlara bir bakın..

Bu konuda ben suçlu ve günah keçisi aramıyorum.

Sadece yazıklar olsun diyorum.

 

TV.52’nin yönetim kurulu başkanı İsa Akçay ile “MERHABA” haricinde  ne bir dostluğum, ne bir dargınlık veya kırgınlık gibi bir şeyim yoktur. Çalışanları ile de pek tanışmadım. Sadece Mehmet Erişti hocam ile çok eski bir dostluğumuz vardır. Çocuklarımın hocasıdır, kendisini sever ve sayarım, bana unutmadığım çok da iyilikleri olmuştur.

 

Bazı meslektaşlarıma soruyorum.. “Mesleki olarak birlik ve beraberlik,dayanışma  içersinde TV 52’ye neden sahip çıkılmadı” dediğimde, herkes farklı şeyler söyledi..

 

Bunları açıklamak istemiyorum..

 

Hani  bir Ata sözümüz vardır. “Ne ekersen onu biçersin” diye..

 

Ordu basınında birlik ve beraberlik olsaydı, bağlı oldukları dernekler /STK/’lar görevlerini yerine getirmiş olsalardı böyle bir rezalet yaşanmazdı. Yaşatmaya da kimsenin gücü yetmezdi.

 

Bu işin kılıfını hazırlayanlar çok uyanık davranmışlar, Kale içten yıkılır yolunu denemişler, önce bütün basını susturmasını sağlamışlar, sonra da bir TV. Kanalını kapatacak güce sahip olmuşlar.

 

Bunların işi gücü, şeytani davranmak..

 

Bu ülkede 1960 darbeleri, 1980 darbeleri oldu.. 15 Temmuz darbe kalkışmaları yaşandı.  Muhtıralar yaşandı. O dönemlerde dahi basına böyle bir darbe yapılarak kapısına kilit vurulmadı.

 

Bir kez daha yazıklar olsun!..

 

Her ne sebeple olursa olsun, kendilerini hiç tanımadığım bir basın kuruluşuna veya bir  meslektaşıma karşı yapılan haksızlığa karşı sessiz kalmayı asla kabullenemiyorum. Ben bu meslekte böyle yetiştim, böyle gördüm, böyle öğrendim.

 

Suç işleyen meslektaşımı asla savunamam fakat, o zor gününde her zaman yanında olmayı tercih ederim.

Ülkemizde siyasi açıdan iç çekişmelerimiz oluyor ama, dış meselelere gelince nasıl kenetleniyorsak, yere basın olarak aynı şeyleri uygulamak kenetlenmek şarttır.

 

Hiç kimse kendisini haklı göstermeye çalışmasın.

 

Herkesin birbirini satış yaptığı, arkasından dedikodusunu yaparak aleyhine konuştuğu, bu fırsattan yararlanmak isteyenlerin emellerine ulaşmasına da fırsat doğmuş oluyor.

TV.52 genel yayın yönetmeni Akın Çiçek yaptığı açıklamasında doğruları söyledi ve kendilerini  dört, dörtlük tarif ederek, “Biz bu zamana kadar maviye MAVİ, Yeşile YEŞİL demedik” diyerek kusurlarını açıkça itiraf etti. Hatalarını da böylece doğrulamış oldu.

 

Ordu medyası bu rezalete sessiz kaldıysa elbet bir nedeni olmalı..

 

Peki, nerde bu Ordu’nun STK yetkilileri, nerde bu Ordu’nun milletvekilleri neden suskunluğunu bozmuyorlar.?

 

O TV kanalına çıkarak ahkam kesiliyordunuz, siyaset yapıyordunuz, şimdi kimden korkuyorsunuz?

 

Yine çıkın konuşun, sizi engelleyen mi var?

 

Yarın bu kanala çıkmak isteyerek konuşma yapmaya nasıl yüzünüz olacak?

 

Şimdi olayın sonucunu farklı  açıdan  takip edeceğiz. Kapısına mühür vurulan 30 yıllık binanın sahibi de bir medya patronuymuş.  Acaba ne kadar, nasıl mühürlü kalacak hep birlikte takipçisi olacağız.

 

Her zaman söylediğim gibi, birlik ve beraberlik, dayanışma olmadığı süre içinde daha bir çok basın kuruluşu bu gibi durumlarla karşı karşıya kalacaktır.

 

Bugün bana ise, yarın sana da aynısı yapılacaktır.

 

Ben bana düşeni söyleyeceğimi ve yazdığıma inanıyorum.

Başınız sağ olsun..

Ben ne İSA’yı tanırım, ne MUSA’yı!..

Ölüm Yıldönümünüz kutlu olsun..



Bu haber 1752 defa okunmuştur.

OTSO

HABERE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


DİĞER GÜNCEL HABERLERİ

ARAZİ 3- OTSO

gazete manşetleri
ANKETİMİZE KATILIN

E-BÜLTEN ABONELİĞİ