• BIST: 72.445 %1,19
  • Dolar: 3,0572 %-0,38
  • Euro: 3,3723 %-0,42
  • Altın: 130,32 %-0,77
13-11-2018 13:20 Kategori: MANSET

Osman Şahin 89 saat nezarette yattı.400 TL tazminat kazandı..

Osman Şahin 89 saat nezarette yattı.400 TL tazminat kazandı..
  • Facebook Paylaş
  • Yorum Yaz

“Ben artık 15 Temmuz’u tanıyorum. Benim için gerçek darbe 4 Ağustosta yapılmıştır”. diyen gazeteci Osman Şahin, 15 Temmuz oldu, darbe kalkışması yaptılar, suçsuz insanların canını yaktılar, haysiyeti ile gururu ile oynadılar. Türkiye Cumhuriyetini bölmeye kalktılar. Ama ne TC’yi bölebildiler, ne de bizi susturabildiler.. FETÖ/PYD Piçi Gülen’in bu ülkenin başına açmadığı bela kalmadı. 15 Temmuz darbe girişimi ile suçsuz yere göz altına alınan kişilerden biri de ben oldum. Haysiyetimle oynadılar, gururumla oynadılar, çok ağır bir iftira ile suçladılar. Hakkımı söke söke alamadım ama, gururumu bir nebze olsun kurtarmış oldum..

GAZETEMİZİN AÇIKLAMASIDIR..

 

Bu konuda gerçekten ne yazarsak, neler anlatırsak, dağlara taşlara sığmayacak, akıllarda kalmayacak bir senaryoyu yaşayan bir Osman Şahin olarak, YÖN Gazetesinin sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürlüğü görevini ilkelerimizden hiç taviz vermeden  her türlü, tehditlere, küfürlere  zorluklara göğüs gererek  hakaretlere katlanarak, tehditlere ve şantajlara karşı direnerek sürdürmeye devam ediyorum, edeceğim ve vatanım ve milletim kadar çok sevdiğim ve aşık olduğum bu mesleğim uğruna her türlü zorluklara katlanarak, 38 yıllık meslek hayatımda ödediğim bedelin ağrıları ve sancıları hala devam etse de bundan sonra tedavisi mümkün olmayan sancılara da katlanmaya razıyım.

 

Ancak, nasıl dersiniz, kimseye iftira atmadan, kimseye belden aşağı vurmadan, kimseye yağcılık, yalakalık  etmeden, kalemimi satmadan,  kırmadan, daima mazlumun, ezilenin, hakkı yenilenlerin, mağdurun yanında , terörün ve  ülkeyi bölmeye çalışanların, hırsızın, şerefsizin, yolsuzlukların ve şantajcıların her zaman karşısında olarak bu mesleğimizi şerefi ve namusu ile icra etmeye devam edeceğimizi kamu oyu ile bir kez daha paylaşıyoruz.

 

İşte bizim bu ilke ve prensiplerimizden rahatsız olarak çıkarları ve menfaatlerine soktuğumuz çomaktan kıçları rahatsız olanlar, bizim hırsızlığımızı, yolsuzluğumuzu  yazmasın, diye korku veremeye çalışanların hayalleri bir kez daha suya düşmüş oldu. Ben FETÖ suçlaması ile ihbar ederek, iftira atarak,  akılları sıra korkutmaya çalıştılar, ama adaletin bir gün tecelli edeceğini ve gerçeklerin ortaya çıkacağını düşünemediler.

 

NASIL GÖZ ALTINA ALINDIM..

ALLAHA İNANCI OLANLAR, BİR OKUYUN,

NELER YAŞADIM, NELER ÖĞRENECEKSİNİZ?.

 

Evet, ben bundan sonra Osman Şahin olarak 15 Temmuz’u tanımıyorum. Benim için esas darbe 15 Temmuz’da değil, 4 Ağustos 2016 tarihinde  yapılmıştır. Bu tarihte saat 21.30 sıralarında 6 polis, mahalle muhtarı eşliğinde evime gelerek kamera eşliğinde evimin her yerini ivik, divik  aradılar. Hiçbir şey bulamadılar. 3 tane Bilgisayarımın Hard disklerine, falsh bellek ve  harici kayıt cihazlarıma, telefonuma  el koyarak bir tutanak eşliğinde ifademi almak üzere beni de alarak Kaçakçılık Organize Şube (KOM) müdürlüğüne götürdüler.. Burada yapılan kısa sorgu neticesinde üst aramasından sonra nezarete attılar.. (NOT : Bu nezaret işine daha sonra değineceğim)

 

Burada 2 gün sonra ifade verdim. Çok şükür 8 Ağustos tarihi saat 16.00 sıralarına kadar kaldım. Bu saatte beni idareye çağırarak, gerekli işlemleri yaptılar, hadi git serbestsin dediler. Neden diye sorunca savcı beyin emri var telefon açtı bırakın dediler..  Önce direndim, beni savcıya, hakime çıkartın, suçumu öğrenmek ve ifade vermek istiyorum demem de fayda etmeyerek, beni (KOM) şubesinden 89 saat sonra serbest bıraktılar. İşte bugünkü tarihe böyle geldik..

 

ADIMIZ FETÖ’CÜ GAZETECİ OLDU..

 

Şimdi, FETÖ’cü Osman,  FETÖCÜ YÖN gazetesi olduk.. Aman Allahım, FETÖ’cü deyince halkımızın bir çoğu ne olduğunu pek idrak edemiyor. Bu suçun adı ifade verirken, savcılık ve mahkeme kayıtlarında nedir biliyor musunuz? “SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMAK” Bunun ne kadar ağır bir ithamla  yüz kızartıcı, halkın ve toplumun içersinde yeri olmayan kişilere mahsus suçlanmak olduğunu biliyor musunuz? Bu iftiraya nasıl katlanacaksınız, bu lekeyi anlınızdan nasıl sileceksiniz? İşte beni hukuk kapsamı ile suçlayanlar, yine hukuk yolu ile aklayarak kamu oyu önünde aklamış oldular. Biraz da olsa yüreğimiz ferahlamış, acılarımız dinmiş oldu. En azından kamu oyu her şeyi ve gerçekleri öğrendi.

 

BU İTİBARIN BEDELİ 400 LİRA..

 

Tam 20  ay sonra C. Savcılığından karar geldi. Kovuşturmaya yer olmadığına dair”  Takipsizlik kararı.. Bu karara karşı azıcık da olsa bir hukuk hakkım vardı. Hazine aleyhine 20 bin TL. manevi tazminat davası açtım. Ordu 1. Ağır ceza mahkemesinde  açtığım dava tek celsede karara bağlanarak bana 400 TL tazminat ödenmesine karar verildi.

 

İtiraz ettim, belgelerimi sundum, hakim bey “Ben hazine zarar görmesin diye avukat dahi tutmadım, taktir mahkemenizindir” dedimse de sonuç değişmedi. İşte bu ülkede insanın onuru,  gururu ve haysiyetinin değeri de 400 lira ile tescillenmiş oldu. Fakat, gerekçeli karar tebliğinden sonra bir üst mahkemeye itiraz ederek, hakkımı sonuna kadar arayarak, onurumun ve haysiyetimin biraz daha fazla parayla değerlendirilerek artırılması talebinde bulunacağım.

 



Bu haber 1098 defa okunmuştur.
HABERE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


DİĞER MANSET HABERLERİ
gazete manşetleri
ANKETİMİZE KATILIN

E-BÜLTEN ABONELİĞİ