SATILIK ARAZİ

  • BIST: 72.445 %1,19
  • Dolar: 3,0572 %-0,38
  • Euro: 3,3723 %-0,42
  • Altın: 130,32 %-0,77
01-01-2017
ALİ ERDOĞAN

ALİ ERDOĞAN

Başkanlık mı, güldürmeyin beni..
alierdogan@globaltemizliltd.com.tr

2016 yılı gibi olaylı bir yıl daha yaşamak istemiyorum..

 

2017 yılının Türk ve İslam alemine hayırlı huzurlu ve bol kazançlı bereketli bir yıl olmasını temenni ediyorum.. Fakat daha yılın başında sevincimiz, umudumuz kursaklarımızda kaldı.

 

Kalleş terör örgütünü nefretle kınıyor ve şehitlerimize Allahtan rahmet, ailelerine, yakınlarına baş sağlığı temenni ediyorum.

 

***        ***      ***

Şimdi gelelim gündemimize..

Ne zaman Türkiye’de Anayasa değişikliği başkanlık sistemi gündeme gelirse, arkasından bombalar patlıyor, yüzlerce insanımız hayatını kaybediyor, yaralı vatandaşlarımız ve gazilerimiz oluyor.

Başkanlık sistemini yaşamadık ama, Anayasa değişikliğini yaşadık gördük..

Peki bazı maddeleri kaldırmak ve değişiklik yapmak, Anayasa maddelerini değişmesi için yeni bir Anayasayı meclise sunmak, veya referanduma gitmek şart mı?

Değil, onu izah edeceğim.

Şöyle geriye bakacak olursak, halkın oyu ile kabul edilen 177 maddelik 12 Eylül Anayasası üzerinde bu zamana kadar geçici maddelerle birlikte 80 madde değiştirildi. 3 madde yürürlükten kaldırıldı.  2010 yılında bir kez referanduma gidildi, fakat bir çok medde meclisin çoğunluğu ile değiştirildi..

İlk değişiklik 17 Mayıs 1987 tarihinde yapıldı..

Ama mecliste hiç kavga edilmedi..

Referanduma gidilmedi.

Yeni bir Anayasa teklifi de gündeme gelmedi..

Askerimize, polisimize silah çekilmedi, maçtan çıkanlara  bomba atılmadı.. Meclis neyi kabul ettiyse kuzu kuzu yasallaşarak onaylandı.

Anayasanın değişen 80 maddesinin tamamını yazarsam bu sütunlara sığmaz. Kısaca bazı önemli maddelerle neyin değiştiğine değinmek istiyorum.

Seçmen yaşı 21 ‘den 19’a indirildi..

400 olan milletvekili sayısı önce 450, sonra 550’’ye çıkarıldı..

En önemli bir yasa ise idam cezasının kaldırılmasıydı. 15 Şubat 2015 tarihinde kaldırılan idam cezası için  yeni bir Anayasa yapılmadı. Yine yüce meclisin kararıyla Anayasanın maddesi değiştirildi.

Özel Radyo ve TV. yasası çıkarıldı..

Askeri ve sivil mahkemelerle ilgili değişiklik. Parti kapatılmalarının zorlaştırılması gibi vs. bir çok maddeler sadece düzenleme getirilerek  meclis kararı ile kabul edildi.

 

Olanlar ve olacak olanlar, bu millete  tüm bilinenleri ile anlatılmalıdır. Bu anlatımlar; milleti bilinçlendirmenin yanında, birlik ve beraberliğini de güçlendirecektir. Var olan bir bilgi, halka en doğru şekli ile anlatılmazsa, halkın bu alandaki boşlukları ve arayışları yanlış ve çoğu zaman da tehlikeli bilgiler ile doldurulacaktır.

 

Toplumlar için en tehlikeli anlayış, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların görüşleridir.

Bir milleti tek bir hedef doğrultusunda toplamak, vatan birliği ve gelişimi için çalıştırmasını sağlamak ancak ve ancak, vatan için mücadele vermiş kişi ve kuruluşlarla ilgili gerçekçi bilgileri ve vatan için verilen mücadeleleri en doğru şekilde anlatmaktan geçer.

 

Bu gün; ülkemizin ve milletimizin varlığı için nöbet tutan, güvende yaşamamız için görev başında olan, milleti tek bir hedef ve moral gayede tutmaya çalışan, tarihi şan ve şeref dolu Türk Milleti'nin omurgası olan güvenlik güçlerine yönelik yürütülen acımasız karalamaları milletçe dikkatle takip etmekte; gelişmeleri büyük bir kaygı ile izlemekteyiz.

 

Türk Devleti henüz çözülmemiştir, dimdik ayaktadır, ayakta kalmaya devam edecektir.

Demokrasi içinde, hukuk devleti kurallarına göre hareket edilmelidir.

 

O zaman yeni başkanlık sistemi için yeni bir Anayasa değişikliğine gidilmesine de gerek kalmadan başkanlık sistemi getirilemez mi?

 

Elbet tartışmak gerek..

 

Amaç Anayasayı değiştirerek, milletin yararına başkanlık sistemini mi getirmek, yoksa, Millet için değil siyasilerin kendilerini kurtaracak bir sistem mi getirmek?

 

İşte milletimizin beynini kurcalayan en önemli soru bu..

 

Bilerek milletin geleceği için destek verenler, bilmeden sadece Tayyip Erdoğan sevdalıları tarafından destek verenler, sadece muhalefet olsun diye karşı çıkan, siyasiler ve siyaset yapanlar..

 

Benim şahsi görüşüm olarak, bu devletin, bu milletin ve bu bayrağın menfaati ve varlığı için güzel olacak her şeye “EVET” demeye hazırım..

 

Şayet, niyet farklıysa, menfaat ve çıkar uğrunaysa, ülkemizin aleyhine ve milletimizin geleceğini felakete sürükleyen bir  Anayasaya da her zaman “HAYIR”  demek boynumun borcudur.

 

Diyelimki; Tayyip Erdoğan bu ülkeye başkan seçildi..

Bugün ondan medet umarak bir beklenti içersinde olarak onu destekleyenlerin istekleri yerine gelmedi.  Veya yönetim sistemini beğenmediniz..

Merak ediyorum o zaman başkanlığa verdiğiniz destekten dolayı pişman olursanız nasıl davranacaksınız?

Bekleyip görmekten başka çaremiz yok..

Bu makale 3153 defa okunmuştur.
MAKALEYE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


Son Baskı gazetemiz

gazete manşetleri
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

37.1%

17.6%

21.7%

23.5%

E-BÜLTEN ABONELİĞİ