• BIST: 72.445 %1,19
  • Dolar: 3,0572 %-0,38
  • Euro: 3,3723 %-0,42
  • Altın: 130,32 %-0,77
03-04-2015
AYSEL OTURAK

AYSEL OTURAK

İnsan olmak: güçlü kullara kul olmak mı, onlar güçlü ise seni ezsin anlayışımıdır?
ayseloturak@gmail.com

 

İslamiyet’ten önce “Cahiliye Devrinde” büyük zulümler varmış.

 

Cahiliye Dönemi'ndeki Arap toplumunun temel özelliği olan kabile içi bağlılık ve başka kabilelere üstünlük duygusu, bitmez tükenmez kan davalarının ve savaşların da başlıca nedeni.

 Şiddet, yağmacılık, tutsakları köle olarak kullanma, özellikle kadının köleleştirilmesi ve bir mal gibi alınıp satılması olağandı. Kadının böylesine aşağılanması, kız çocuklarının bir ayıp olarak kabul edilmesine neden olmuştu.

 Bu yüzden kız çocuklar doğar doğmaz ya da altı yaşından önce diri, diri toprağa gömülürdü, diye okuyoruz bir yerlerden.

 

***                                         ***                                         ***

 

İnsan düşününce o devirlere doğrumu gidiyoruz diye düşünmeden edemiyor. Birkaç örnek vermek gerekirse kadın cinayetleri en başa alınabilir belki de sonra yasa dışı şeylerin çok normalleşmesi-gibi… Ortada hiç sebep yokken kızan kızdığını öldürebiliyor.

 

Türkler İslâmiyet'i zorla değil, kendi rızalarıyla kabul etmişlerdir. Şüphesiz bu dini seçmelerinin en önemli sebebi, eski Türk inancı ve anlayışı ile İslâmiyet arasında birçok benzerlik bulunmasıdır…

Onun yanı sıra İslâmiyet'in telkin ettiği ahlakî kurallar, hak ve adalet Türk anlayışına da uygun düşmektedir.

Türk’lerin islamiyeti seçme faktör’lerinin başında gelenlerden olan diğer bir konu da insanlara karşı engin bir hoşgörüye sahip olmaları değil miydi?
Çünkü İslamiyet bir hoşgörü diniydi.

 

Ve yine İslam dininde insanlar sınıflar arası bir ayrımın yapılmaması, dolayısıyla halkın refah ve mutluluğunun gözetilmesi vardır.

Şimdi ise insanların arasına aşılmaz uçurumlar koyuldu, güçlü olanların güçsüzleri ezmesi normal bir hal aldı.

 

Gidecekleri toprağın aynı olduğunu unuttular entrika, iki yüzlülük, yalan, dolan, sahtekârlık öyle büyüdü ki insanlar nerden gelip nereye gideceğini hatırlamaz oldu.

 

Ne acı değil mi?
 Eylemleri başkaldırı olarak algılıyorlar!

 

Eylemlerle anca belki sesimizi duyururuz çabasında ki onca insana: ne istediği derdinin ne olduğu sorulmak yerine, canı daha da yakılıyor, gerekse canından ediliyor.

 

Hani sevgi dininde, hoşgörü içinde insanca yaşamak içindik, sömürülmek mi? İnsanlık. Yoksa kendin için yaşayıp başlarını muhtaç bırakılmak mı?

 

Diğer kullara kul olmak mı, onlar güçlü ise seni ezsin anlayışımıdır?

 

Lütfen ulaşılamaz olanlar, en küçük paylaşımlar takibinizde bir yoruma bile tepkinizi esirgemediğinizi duyup gördüğünüz herkesçe bilinirken, diğer seslere yazılara da kulak verin.


Çünkü sizler bunun için adaleti sağlamak için baştasınız, yöneticisiniz.

 

Bu makale 8238 defa okunmuştur.
MAKALEYE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


Son Baskı gazetemiz

gazete manşetleri
ANKETİMİZE KATILIN

E-BÜLTEN ABONELİĞİ