• BIST: 72.445 %1,19
  • Dolar: 3,0572 %-0,38
  • Euro: 3,3723 %-0,42
  • Altın: 130,32 %-0,77
21-02-2015
AYSEL OTURAK

AYSEL OTURAK

İnsanlık ve Vicdanlar Nereye Gidiyor
ayseloturak@gmail.com

İnsanlık ve Vicdanlar Nereye Gidiyor

 

Her geçen gün yaşanan katliamlar ve birbiri ardına gelen, içler acıtan durumlara göz yummak ne kadar duyarlı olduğumuzun göstergesidir.
 

Toplum Olarak Nereye Gidiyoruz?

 Demeden geçmek mümkün mü? Bu soruyu sormamak için duymamak, görmemek ve düşünememek lazım. Kaldı ki, bu olanları duyup, görmemek ve düşünmemek için canlı olmamak ve vicdanının da olmaması lazım.

 

Son günlerde güzel yurdumuzda alışılmışın dışında olayların peşi, peşine gelmesi içimizde anlamsız korkuların oluşmasına ve insanların akıl sağlıklarıyla oynanmasına başladı.
Birçok anne veya baba çocuklarının geleceğinden endişe etmeye başladılar. Yaşanan bu olayların sebebi acaba nedir? Diye düşünmeden durulmuyor.

 Hepimizin içini saran bu korkunun kaynağı sizce nedir? Diye sormak istiyorum. Yaşantımızı, yetiştirdiğimiz çocuklarımızı örnek olduklarımızı, yönettiklerimizi bir gözden geçirelim mi?
 Eğer sorarsak, mutlaka bir neden bulabiliriz…


Son günlerde yaşanan ardı arkası kesilmeyen cinayetler her gün artmakta. Canı sıkılan, Kızan hemen öldürmeye adapte olmuş gibi, ölüm saçan birilerine göz yumar gibi de olduk…  Belki de cinayet işlenmeyen bir gün geçirirsek, cinayet haberi duymazsak merak edeceğiz, haldeyiz…

Her gün peş, peşe duyulan özellikle kadın cinayetleri aldı başını gidiyor, çünkü…

 

Günümüzde her şey değişti artık. 
Saygı, anlayış, hoşgörü kavramları raflara kalktı. 

 Kendimizle yüzleşmek yerine, koşar adımlarla kalabalıktan, kalabalığa eğlenceden, eğlenceye koşuyoruz.

Kendimizle yüzleşemediğimiz içinde ben ne yapıyorum diye soramıyoruz,  insanlığımızdan ötürü bizlere bahşedilmiş olan güzellikleri göremiyoruz.

 

En önemlisi karşımızdakini dinlemiyor ne dediğini anlamadan yargılıyor eleştiriyoruz.
Bize kaybettiren en önemli şeyinde bundan dolayı olduğunu anlamıyor, yine başkalarını suçlamaya devam ediyoruz.

Sevilmek istiyoruz iliklerimize kadar, bunu hissetmek istiyoruz.

Peki, biz ne kadar sevgi veriyoruz diye soruyor muyuz? Kendimize.

Sadece karşımızdakinden devamlı sevgi ve sadakat beklentisi içinde olunca, sürekli onay beklemeye başlıyoruz.
Sonra da yeşertilemeyen umutlarımıza yetişilememeye başlandığında kavga, husumet bozgunluk çıkartarak beklentilerimizi bu şekilde almak istiyoruz.

 

İnsanlığın ve vicdan seslerinin duyulması dileklerimle.

Bu makale 8154 defa okunmuştur.
MAKALEYE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


Son Baskı gazetemiz

gazete manşetleri
ANKETİMİZE KATILIN

E-BÜLTEN ABONELİĞİ