• BIST: 72.445 %1,19
  • Dolar: 3,0572 %-0,38
  • Euro: 3,3723 %-0,42
  • Altın: 130,32 %-0,77
27-11-2018
Dilek Çelebi Tomakin

Dilek Çelebi Tomakin

Gençler ses vermezse, yaşlıların nefesi yetmez..
igazeteyon@gmail.com

Son günlerde herkesin dilinde dolaşan birş ey var.. Neden bu kişi aday gösteriliyor yahut neden bu kişi aday gösterilmiyor??.

 

 Gönül istiyor ki; en dürüst, en ahlaklı, en erdemli, en çalışkan, en sadık,  en vefalı, en karizmatik, en güçlü, en halktan, en etkin, en aktif, en yetkin, en başarılı, en Hak'tan kişiler aday gösterilsin..

 

Evet..

Keşke..

İnşallah..

 

 

 De bunları talep ederken bazı şeyleri oturup sakince ve aklımızı başımızdan uçurmadan bir düşünelim..

 

 Bir Büyükşehire girip herkese;

 

 -Şehrinizde sizce kim bu özelliklere sahip? diye soralım, herhalde herkes farklı kişilerin ismini verecektir.

 

 Tamam bu çok normal, demek ki bu şehirde bu özelliklere sahip aday olacak epey kişi varmış diye düşünelim ve aralarından eleme yapıp sayıyı üç beş kişiye düşürelim..

 

 E, birileri kendini kötü hissedecek, kabul görmemiş olacak, kendisi yada onayladığı kişi bu kriterlere uygun değilsin yaftası yemiş olacak.

 

 Haliyle , içten içe bir kırgınlık baş gösterecek dışa vurmak istemese yada buna cesaret edemese de.Fakat, geri kalan kişiler arasında da bir tercih yapılması gerekeceği için seçim devam edecek.Öyle ya aday belirleme işi, adayların gönlü olsun diye "kişiye özel işe görevlileri tayin etmek" için değil, belirlenmiş göreve, o görevin hakkını verecek bir kişi tayin etmek için düzenlenir.Kimse kendi hatırı kalmasın diye böyle mühim bir işe monte edilemez, edilmemeli..

 

 Dönelim konumuza..

 

 Kalan kişiler arasından seçimi yapılırken herkesin;

 

  "-Tamam ben desteklediğim kişiden vazgeçiyorum, şu kişide orta yolda buluşuyorum", diyebilmesi mümkün mü peki?.Hayır değil ..

 

 Bırakın bir büyük şehri , çoğunlukla siyasi olarak aynı fikre sahip mahallenin, hatta aynı binada yaşayanların, hatta  aynı gayeye dava demiş bir ailenin mensuplarının bile fikirleri bu noktada birbirine zıt düşebiliyorken , ortak noktada buluşmak, büyük bir sağduyuluktur ve en mühimi; olması gerekendir..Eğer samimi iseler, eğer gerçekten yola çıkarken sıkça bahsedilen "dava" bilincini yolda yakıt ikmali yaparken  bırakmadıysalar, yanlarına "azık olarak bir su , bir ekmek ve bir peynir yeter, yapacak çok işimiz var", diyerek başka şeylere bakmadan yola koyulup da , ilk restaurantı gördüklerinde, azık torbasındakileri az bulup; kediye, kurda, kuşa, yem etmek için dökmedilerse, yani tamamen normal koşullarda ve olması gereken durumlar içinde idiyseler,  tercihler ve tavsiyeler bahsi geçen şekilde yapılır. Nihayetinde zorlanılsa da bir sonuca varılır. Ve hayırlısı budur inşallah diyerek çalışmak için kollar sıvanır..

 

  Normal şartlar altında, normal koşullarda olması gereken durum budur..

 Peki şu anda şartlar normal mi?..

 Kim gerçekten AK Partinin ilk yıllarındaki aşk ve inanç ile yol alıyor?..

  Üç maymunu oynama yarışına girilmiş, davaya giden en doğru ve kestirme yolu bulma yarışına değil. Görmeyelim,duymayalım, söylemeyelim..Yani kısacası "bilmeyelim"..

 

 Normal şartlar altında ..!

 Değiliz..At izi it izine karışmış, kim dost, kimin sadece insan ve dost olan sırtındaki post, belli değil..Kim yakinen mücadele veriyor, kim "sözde davası"  için, gerçek dava ehli olan yakınlarından geçiyor..?!

 

 Süreç zorlu, yol zorlu ve karışık..

 Samimi olan, gönülden adanmış, görevini ciddiye alacak ve ürkmeden, yılmadan koşturacak kişilere ihtiyacımız var..

 

 Peki böyle kişilerimiz var mı?

 

 Cumhurbaşkanımız gençlere ulaşmak istediğini, onları kazanmak için gayret edilmesi gerektiğini ve bunun için onlarla kontak halinde olunması gerektiğini, onları anlayabilmenin okuyabilmenin ve gençlere inebilmenin çok önemli olduğunu defaatle vurguladı.

 

 Görünen o ki bu serzenişlerin neticesinde değil gençlere inebilmek, söylenen bu sözler bir kulaktan girip ötekinden çıkarken beyindeki  ilgili hücrelere dahi inememiş..

 Sonuç ?.

 Görünen köy kılavuz istemiyor..

  Yolda öncülük edecek gençler bulunamayınca, yeniden eskiler vitrine sürülüyor.

 

 Buna çok tepki gösterilmemeli..

 Sırf yenilenme uğruna liyakatsız, ehliyetsiz, basiretsiz kişileri öne sürmek, tamamen yanlış olacaktı..

 

 Şu an verilecek en doğru karar yetişmiş gencimiz yoksa, hiç olmazsa genç yetiştirecek kişilerimiz olsun..

  Yok mu genç kitleleri sürükleyip heyecanlandıracak    kimse?!..Gençlere öncülük etsin heyecan katsın ve yola sürsün!

 

 Heyecan uyandıracak, başarılı olacak genç siyasileri  görmek istiyor yeni nesil..

 

 Tavsiyem son birkaç günde ne yapıp edip varsa bir yerlerde bu meziyetlerde, şuurlu, atik, hakkıyla işini yapabilecek, halkın gönlünü fethedebilecek  gençlerin peşine düşülsün, ısrar edilsin ve kendi razı değilse aday gösterilmek için ikna edilsin..

 

Köprüden önce ki son çıkış bu..

 

 Şayet olamıyorsa son bir ihtimal bu dönemde de  sırf tecrübeli , iş bilen diyerek belli yaşı aşmış kişiler deneyimlerinden istifade etmek için aday gösterilebilir..Fakat bu durum, ayakta durabilmenin son demleri olur..

 

   Eğer gençlere yönelemezsek ve onlara yol veremezsek , gençlerden değil yaşlılardan ekip kurarız kendimize..

 

 Yani seçimimizi “ALAKARTTAN” değil, 'YAŞLI-KART”tan yaparız..

Bu makale 902 defa okunmuştur.
MAKALEYE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


gazete manşetleri
ANKETİMİZE KATILIN

E-BÜLTEN ABONELİĞİ