• BIST: 72.445 %1,19
  • Dolar: 3,0572 %-0,38
  • Euro: 3,3723 %-0,42
  • Altın: 130,32 %-0,77
23-11-2015
Op. Dr. Cihangir EFE

Op. Dr. Cihangir EFE

İkili, Üçlü ve Dörtlü Tarama Testleri
info@yongazetesi.com

Gebeliğin 11-14. haftalarında yapılır. İki aşamalı bir test olup önce ultrasonografiyle bebeğin ense kalınlığı ölçülür. Daha sonra anneden kan alınır ve kandaki b HCG ve PAPPA proteinlerine bakılır. Bu üç değer için özel yöntemlerle bir risk oranı çıkartılır ve bebekte bazı kromozomal hastalıkların olabilme ihtimali bulunur. Bu test sadece oransal bir sonuç verir ve bebekte kesin olarak anormallik olduğunu göstermez.

 

Üçlü Test

Gebeliğin 16-18. haftalarında

 

yapılır.Anneden kan alınır ve kandaki b HCG,E3,AFP proteinlerinin seviyesine bakılır.Yine özel yöntemlerle bu değerlerin sonucuna göre bir risk oranı hesaplanır ve bebekte hastalık olma ihtimali bulunur. Bu testte kesinlikle bebeğin hasta olup olmadığını göstermez. Sadece ne oranda hastalık olabileceğini gösteren bir oran verir.Örneğin sonuç 1/70 çıktıysa bu aynı test sonucunu alan 70 gebeden sadece birinin bebeğinde hastalık olabileceği anlamına gelmektedir.

Dörtlü Test

Mantık ve yapılış olarak üçlü teste çok benzemektedir. Tek farkı üçlü testte anneden kan alınarak bakılan üç proteine dimerik inhibin A denilen bir protein daha eklenmiştir.Yani anne kanında üç yerine dört protein bakılmaktadır. Böylece testin doğruluk oranı %81-85 ‘e çıkarılmıştır. Yine de unutulmamalıdır ki bu testler sadece oransal olarak hastalık riskini hesaplar. Asla kesin hastalık vardır yada yoktur diye bir sonuç vermez.

 

Test sonuçları pozitif çıkan annelere ilk olarak önerilen amniosentez yapılması yani bebeğin içinde bulunduğu sudan bir miktar alınmasıdır. Bu her ne kadar kesin sonuç veren bir yöntem de olsa düşük,enfeksiyon,kanama gibi istenmeyen sonuçlara neden olabilmektedir. Dolayısıyla amniosentez kararı anne ve baba adaylarının tam olarak bilgilendirildiğinden emin olunduktan sonra alınmalıdır. Bu istenmeyen sonuçlar nadir olarak gerçekleşse dahi anne ve babanın kararını etkileyebilir.

 

Bir ikinci hareket tarzı ise ayrıntılı ultrason uygulanmasıdır. Testin sonucu pozitif çıktıktan sonra ayrıntılı ultrasonografik taramayla bebek incelenir ve söz konusu hastalıkları ait bazı belirtiler aranır. Eğer bu belirtiler bulunursa bu kez amniosentez uygulanmalıdır. Anne adayının amniosentez istemediği durumlarda yada test sonucundaki risk oranı çok yüksek değilse bu yöntem uygulanabilir,ancak ultrasonografiyle de bazı belirtiler atlanabilir,bu da unutulmamalıdır. Sonuç olarak hangi yönteme karar verilirse verilsin bu karar doktor,anne ve baba adayının ayrınılı görüşmesi sonrası alınmalıdır.

 

Bu makale 5876 defa okunmuştur.
MAKALEYE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


ARAZİ 3

gazete manşetleri
ANKETİMİZE KATILIN

E-BÜLTEN ABONELİĞİ