• BIST: 72.445 %1,19
  • Dolar: 3,0572 %-0,38
  • Euro: 3,3723 %-0,42
  • Altın: 130,32 %-0,77
09-02-2018
Osman ŞAHİN

Osman ŞAHİN

BÜTÜN SUÇ, DURMUŞ KARAAĞAÇ’IN!..,
gazeteyon@gmail.com

Bu yazıyı yazmamak için çok sabır ettim..

Ama sevgi bu ya, sevda işte, unutmak mümkün mü?

Huyumdan vazgeçemedim..

İnsan eski aşkını, sevgisini, ilk göz ağrısını nasıl unutur?

Vardır, iki tarafın da birbirine bıraktığı damga vuracak bir nişanesi..

Çünkü yaşanan bir aşk sahnesi vardır, orta sahada başlayınca hangi köşede biteceğini ve sonuçta kimin yenilerek altta kalacağını anlayamazsın..

İlk aşkta yenilsen, ondan ayrılsan da kopamazsın..

Çünkü geçmişte yaşanan anılar çok önemlidir.

Hep ilk aşkın hayallerini kurarsın..

 

O’nun uğuruna yaşanan maceralar, ikisinin adı da, rengi de aynı olsa, yine de ah ilk eski aşkım, ah o günler, ah o yıllar, diye diye, sayıklar durursun.

 

Ve… Dediğimiz, söylediğimiz ve yaşadığımız o günlere Ordu olarak yanıyoruz..

İçimiz kan ağlıyor, yüreğimiz burkuluyor, seviyorsun, aşıksın, ama derman kalmamış, can çekişen bir sevgiden ne medet umarsın..

Şimdi buraya kadar okudunuz..

Aklınıza beklide fitne, fesat dolu bir konu geldiğini sanıyorum..

Rahat olun, iki aşığın sevgisinden değil, spor sevgisinden bahsedeceğim.

Ama bu sporun sevgisi, tutkusu bence gençlerin birbirine aşık olmasından daha kötü..

Sevdiğinden ayrılan gençler, başka kız buluyor, belki eskisinden daha da çok sevmesini ve aşık olmasını öğreniyor.

Ama sporda, yani futbolda tuttuğun takımı kaybedersen, yerine asla yeni bir takım bulamazsın, bulsan da o artık eskiyi sana mutlaka aratacaktır.

 

Şimdi ben neden “BÜTÜN SUÇ, DURMUŞ KARAAĞAÇ’ın!..,” dedim..

Sormak hakkınız..

Gelelim işte o aşkı anlatmaya..

2012-2013 sezonu.. Tarih, 29 Şubat 2013.. O tarihlerde İstanbul’daydım..

Ordusporu takip etmeden olmuyordu..

Orduspor’un İstanbul’da oynadığı maçlarını hiç kaçırmazdım..

Seyrantepe Türk- Telekom Arena stadındayız..

Her zamanki gibi basın tribününde yerimi aldım..

Ordu’dan maçı takip etmeye tek bir eski dostum olan gazeteci Durmuş Karaağaç gelmişti..

Çünkü eski bir dostumdu..

Kucaklaştık, öpüştük, sohbet ettik, kısa da olsa hasret giderdik..

Galatasaray- Orduspor maçı başladı..

Başladık, birlikte maçı izlemeye..

İlk yarı Orduspor’un üstünlüğü ile bitti.. 2-0..

Tabii biz seviniyoruz, hatta sağ sola telefon açarak müjde veriyoruz.. Galatasaray gibi bir takıma karşı deplasmanda galip gelmek büyük bir başarıdır.

Durmuş kardeşim de haberleri Ordu’ya bildiriyordu..

Kendisine aynen şöyle dedim :

 

“Dur daha maç bitmedi. 2. yarısı var. Durmuş sen buradan 2-2 berabere çıkabilirsen dua et” dedim..

 

O da tamam bu iş bitti vs. gibi cevap verdi.

İkinci yarı bir başladı ki; aman Allahım stad yıkılacak, öyle bir taraftar atmosferi var ki, sanki kasırga esiyor. Arenada durmak, o gürültüye, heyecana  dayanmak yürek istiyor. Uğultulara kulak dayanmıyor.

 

Bu arada Fatih Terim de bir iki hareket yaptı..

Hakem Serkan Çınar onu tribüne gönderince Galatasaray’ın golleri üst üste gelmeye başladı..

Sonuç 4- 2 yenildik ve üzülerek stadyumdan çıktık.

Ordusporun yöneticileri, o dönemlerde havalara girmişlerdi..  Başkan Nedim Türkmen, antrenör, Hector Cuper.. Ne dilinden anlarsın, ne de dininden..

Sonuç, düş, düş, her yıl bir alt kümeye..

5 yılda gelinen nokta ortada..

Yok efendim, takımın borcu ödenecek gibi değilmiş.

Amatöre düşerse, borç siliniyormuş..

Ulan siz hani doğruydunuz, Müslümadınız, namaz kılıyordunuz, oruç tutuyordunuz, haktan, hukuktan yanaydınız, kimin borcunun üzerine yatmaya çalışıyorsunuz.? Kimin alacağına karşı geliyorsunuz?

Buna hakkınız ve yetkiniz var mı?

Böyle bir hak, hukuk, Adalet  var mı?

Bu bence bilerek yapılan aleni bir dolandırıcılıktır.

Ordu halkına yapılan en büyük ihanetlerden birisidir.

Borç uğuruna milletin spor aşkını söndürdünüz..

Bu sistem üzerinden Orduspor sevgisini yaşayan O’na aşık olan bir milyon insanın sevgisini aşkını elinden aldınız.

Hayallerini yıktınız!

Para için  menfaat uğuruna insanların aşkını söndürdünüz..

Ben başka türlü bu sevgiyi anlatamam. İzah edemem sizlere.. Hiçbir zaman bu aşkı sevdayı unutamam..

19 Eylül stadının duvarlarına tırmanırken 14-15 yaşındaydım..

Bizi Trabzonspora yendiren Hakemin kafasına taş atıp kaçarken ilk kez giydiğim yeni takımım çamura giren bir CAMIŞ’ın derisi gibi olmuştu.

Yaşım 15’di o zaman..

Kız sevmesini, aşık olmasını bilmiyorduk ama, biz Orduspor’umuza aşık olmuştuk.

Çıkamam daha o duvarlara..

Tırmanamam..

Sevsem de, aşık olsam da, Kollarımın gücü kalmadı..

Sarılamam..

Sevemiyorum bir başkasını..

Ayşe aynı Ayşe olabilir, ama aynı babanın kızı olsa da Anası ayrı..

Orduspor, yenisi de, eskisi de, bizim. Biz bir Ordu’yuz ama.. Ne yaparsan yap, ne kadar başarılı olursan ol, ne kadar seversen sev, bulamazsın ilk aşkındaki, sevgiyi, aşkı, o cilveyi..

O başarıyı anlatmakla bitiremem..

Her zaman takılıyorum  ona..

Espri yapmak, teselli bulmaktan başka ne çaremiz kaldı ki?

Durmuş, bu son maçım oldu. “Bütün kabahat senin, sen maça gelmezsen belki de yenecektik” diyorum..

 

İşte o günden bu yana bir daha stadyuma giderek hiçbir takımın maçını canlı izlemedim..

Spora olan aşkımı, şevkimi tamamen bitirdim.

İzleyemem..

Çünkü, sevgilim aşkım, elimden alınarak can çekişmeye başladı. Ziyaretine de gitsem iyi olmayacak..

Bu sevginin tesellisi de kalmadı artık!..

Bahane işte Durmuş Karaağaç’ı suçlayarak, teselli buluyorum..

Bu makale 3642 defa okunmuştur.
MAKALEYE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


gazete manşetleri
ANKETİMİZE KATILIN

E-BÜLTEN ABONELİĞİ