• BIST: 72.445 %1,19
  • Dolar: 3,0572 %-0,38
  • Euro: 3,3723 %-0,42
  • Altın: 130,32 %-0,77
01-01-2017
Osman ŞAHİN

Osman ŞAHİN

DOĞRULARI YAZMAK ve YALNIZ KALMAK..
gazeteyon@gmail.com

Hey benim iyi niyetli,  dürüst ve güzel meslektaşlarım..

Hey gidi ülkemizde gazetecilik yapan ulusal ve yerel gazetecilerimiz. Bildiğimiz, gördüğümüz, yaşadığımız terör saldırılarını dahi yazmaya korkar olduk..

 

2017’yi güzel tatlı ve hayırlı bir yıl olmasını beklerken, daha iki saatimiz bile mutlu geçmedi. Yine katliamlarla, saldırılarla acılara büründük.  Bu katliamları nefretle kınamaktan başka elimizden hiçbir şey gelmiyor..

 

Geçtiğimiz günlerde gazeteci bir dostumla sohbet ettik..

Tabiiki, Ordu basınından konuştuk.. Biraz da özel oldu..

Ordu’daki eski gazeteciliğimizle, bugünkü gazeteciliğin arasındaki farklılıkları gündeme getirdik.

 

Bana “Her gördüğün yanlışı, her gördüğün doğruyu yazarsan, yalnız kalırsın” dedi..

 

İşte bu mesleğin en zor yanı ve çok düşündürücü, kısıtlanan acınacak bir düşünce özgürlüğü içersinde olduğumuzun açık ve net cevabı bu olsa gerek..

 

Bu ülkede en zor iş yerel yöneticilik ve yerel gazeteciliktir..  Biri kamu kurumu, biri de tüzel veya özel kuruluştur.

Yerel yönetimin çalışmaları ve hizmetlerini yazarak duyurmak, eleştirmek yerel gazetecinin asli görevlerinden birisidir.

Yaranmak için yağcı, şımarık ve okşayıcı olman lazım..

İki kurum arasında zaman zaman zıtlaşmalara karşı dostluklar da oluşmaktadır.

Yerel yöneticilerden halk çok şey ister, kimi hizmet ister, kimi iş ister, kimi maddi veya manevi destek ister. Kimileri de gizli torpil ister, hatta elinde koz varsa tehdit ve korkuyla iş ister, avanta dahi isterler.

Sonuçta her şey yerel basına intikal eder.

Yazarsın, eleştiriler alır, tehdit edilirsin, göz dağı verirler, yıldırmaya çalışırlar.

Yazmazsın, görevini yerine getirmez,  mesleğin önemi kalmaz, yine eleştiriyi bu sefer halktan alırsın..

Kurumun başını idare eden yöneticiler her zaman muhtaç oldukları gazetecilere bu sefer tavır koyarlar.

Eleştiriyi hiçbir zaman hazmedemezler.

Yalansız siyaset, yalansız hizmet mi diyorsunuz?

Buna kimse inanmaz..

Başkan sizin ziyaretinize geldi diye bir haber yaparsak, ne kadar hoşunuza gider değilmi?

Bu bir kurumun başkanı değil, mülki amiri veya bir kurumun müdürü amiri sıfatında olan birileri olarak da kabul edelim..

Başkanı makamında ziyaret ettiniz, sosyal medyada keyifle fotoğraf paylaşırsınız, ne mutlusunuz değil mi?..

Kol kola girdiniz, size el uzattı hatırınızı sordu, bir de gülücük attı, ne hava atıyorsunuz değil mi?

Aslında yapacak çok şikayetleriniz var.

Eleştirecek, yazılacak  çok eksiklikler var..

Söylemeye korkarsınız.. Söylemek için bir yumuşak tarafını fırsatını beklersiniz..

Bir türlü o soruyu soramazsınız..

“Çok seviyorum başkanım sizi, her daim yanınızdayım” diyerek de yalakalık yaparsınız.

Çünkü bir işiniz var başkana..

O çıkmaz işinizi yaptırmak istiyorsunuz.

Ya çocuğunuz, akrabanız vardır işe girecek!..

Ya bir ihaleye gireceksiniz, iş isteyeceksiniz..

Kendisine zor şartlar altında tüyoyu verir, bir gün anlatırsınız..

Zaman ister başkan, takipçisi olacağım der, zaman uzar, günler, aylar, belki de yıllar geçer arada, aldatılan siz olursunuz..

Gözleriniz hep yoldadır, beklemekten usanır, işiniz de zaman aşımına uğrar..

O zaman çok sevdiğiniz ve güvendiğiniz o başkana ne diyeceğinizi şaşırırsınız..

Benim başkanım, amirim, müdürüm  bir numara diyordunuz.

Sonrasında ne diyeceğiniz bellidir.

Yazmaya gerek yok..

Azınlıkların haklarının, çoğunluğun haklarından daha fazla savunulduğu.

Yönetimde, meclisinde suç isnadında olanların yer aldığı,

Yalakalığın itibar kazandırdığı,

Hakkın ve adaletin yandaşa sunulduğu, bir ülke yansıması var.

Peki neden? İşte; neden konusunda herkes bir şeyler söylüyor. Söylüyor ama söyledikleri ne ifade ediyor? 

 

Halk; din, yeni anayasa, ekonomik refah, kalkınma yutturmacası ile yöneticiler, gazeteciler ve  aydınlarca uyutulurken, bunları da yönlendiren ve uyutan güçleri bilmek gerekir.

 

Bilgisini, yeteneğini, gücünü birleştiren insanlar, amacına ulaşır.

Mikrop ve virüslere karşı önleyici tedbir almakta gecikme.

Gelişme ve değişme, sağlıklı dönüşümle sağlanır.

İnsanın insan olması, akıl, bilim sahibi olması ile mümkündür. 

Makam ve mevkii sahibi kişiler, seçilmeden, o koltuğa oturmadan önce hakkında yapılacak eleştirileri baştan kabul etmiş sayılır..

 

Ne gazeteciye küs durun, ne de gazeteci size karşı tavır alsın..

Doğruları yazmak ve yalnız kalmaktan korkanlar bu gazeteciliği yapmasınlar.

 Eleştiriyi hazmetmeyenler de o koltuğa oturmayacak.. 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu makale 2264 defa okunmuştur.
MAKALEYE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


Son Baskı gazetemiz

gazete manşetleri
ANKETİMİZE KATILIN

E-BÜLTEN ABONELİĞİ