site en üstü (İNKA)

06-01-2019
Osman ŞAHİN

Osman ŞAHİN

İÇERİDE POŞET DALAŞI, SINIRDA TERÖR SAVAŞI!..
gazeteyon@gmail.com

Şu plastik poşet olayını yazmadan, iyice irdlemeden duramayacağım..

İllaki, bu işi yazıp-çizip uzatacağım..

Market, bakkal derken pazara kadar ineceğim..

 

***        ***

Türkiye ne zaman seçim arifesine girse ya bir savaş çığlığı oluyor, ya birileri ile dalaşa giriliyor.

Ama biz o geçmiş tarihimizi hemen unutup gidiyoruz..

Bir poşetle başımız ağrımaya başladı. Günlerdir tartışmalar bitmiyor.

Fakat, akıllarımıza da bazı deli sorular takılmıyor değil..

Fırat kalkanı Ağustos 2016..16 Nisan referandum oylaması..

Zeytin dalı harekatı Ocak 2018.. 24 Haziran seçimleri öncesi.

Son bir aydır Suriye sınırlarımızda terör örgütü ile mücadele ediliyor..

İçeride ise nalyon poşetle dalaşmaya başladık..

31 Mart da yapılacak yerel seçimler öncesi..

 

***      ***

 

Daha da gerilere gidecek olursak, 2009-2011 yılları seçimleri öncesi Balyoz, Ergenekon ve Selam Tevhid davaları ile ülkemiz gündemi bir hayli meşgul olmuştu.

 

Hepsi de fis-kos çıktı hayali oldu..

Unuttuk değil mi?

Yerel ve genel seçimler bu arada yaşanan gümbürtü, gürültülerle yapıldı.

Şimdi de Suriye sınırlarımızda PKK tedbir amaçlı savaşa hazırız, içeride de naylon poşetle mücadele ediyoruz.

31 Mart da yerel (Mahalli idareler) seçimlerimizi yapacağız..

 

Hiç işimiz kalmadı ya, her yer dört dörtlük, güllük gülistanlık oldu. Sadece  tek sorunumuz naylon poşet kaldı öyle mi?

 

***         ***             ***

 

Ben naylonla plastik arasında bir fark göremiyorum..

İyi peki o zaman marketlere bir girelim inceleyelim dedik..

Vitrinlere şöyle bir bakalım dedik..

Şeker naylon torbada,

Makarna naylon poşette,

Kuru Fasülye, Nohut yine poşette…

Pirinç bulgur aynı safta,

Büskivi-Çikolata naylon ince poşette, havası alınmış bekliyor..

Su naylon plastik damacana, şaşal şişe içinde,

Meşrubatlar yine aynı..

Süt-Yoğurt yine naylon plastik içine gömülmüş..

 

Daha saymakla bitiremediğimiz, bütün gıda maddeleri aynı düzen içinde satılıyor..

Peki bunları naylon poşete dolduran fabrika sahiplerinden poşet parası alınıyor mu, bunlar rahatça bu gıda maddelerini millete satabiliyorsa, tüketici de bunu parasını ödeyerek alıp evine götürmek için para ile satmak, kazıklamak mı, caydırmak mıdır?

 

Eksiğinizi aldınız, kasaya geldiniz, ayrıca Naylon parası öyle mi?

Önce bunun cevabı verilmelidir!..

 

 

Marketten çıkalım, bakkal amcaya, çarşı, Pazar, seyyar ve pazarcı esnafına, balıkçıya gidelim, bırakın poşet parasını adam sattığı malın parasını alamıyor. Naylon parası alınıyor mu?

 

Şahsen ben duymadım ve görmedim..

 

Demek ki, bu insanlarımızın düzüleceği en güzel alış-veriş yeri marketler oluyor öyle mi?

 

Bir de bunun yanında giyim mağazaları var, onlar da naylon poşet kullanıyor.

 

Şimdi de bir resmi kuruma girelim..

 

Müdürün masasında oturduğu koltuğun büyük bir bölümü plastik.

Masa üstündeki bazı malzemeler plastik..

Bilgisayarın çevresi klavyesi plastik..

Pencerenin çerçeveleri pimapen desek de yine plastik karışımı..

Bütün resmi kurumlar, binalar aynı..

 

Hatta lüks lokantalarda, açık hava toplantılarında, kermeslerde çay ve meşrubat içtiğimiz bardaklar plastik değil mi?

 

     Gelelim evimize..

Üstünde oturduğumuz Sandalye masalar yine plastik..

Cep telefonlarımızın, TV.lerin ve bazı aletlerin yapımı plastik.

Yazdığımız klavyelerin tuşları plastik..

Çocuğumuzu banyo yaptırdığımız leğenimiz plastik.

Kepçemiz plastik.

Kaşığımız naylon..

Perdemiz naylon plastik.

Sağa dön, sola dön, her yanımız naylon plastik..

Gelelim sağlık konusuna..

İğne vurulduğumuz enjektör plastik..

Bazı sargı bezleri plastik, naylon..

 

Doktorun nabız ölçtüğü kulağına takarak hastasının sırtına koyarak kulağına giden hava hortumu plastik.

 

Durun daha bitmedi..

Hani eski bir türkü vardı hatırlarsınız.. ”Evlenmeyin bekarlar naylon kızlar çıkacak” diye..

Bayanların ve erkeklerin sex yapmak için sexshoop mağazalarından  kendisini tatmin etmek için aldığı maketler, dublörler naylon plastik..

 

Daha doğrusu doğum kontrol malzemesi olan  pezarvatif dahi plastik..

 

O halde nedir bu plastik torba veya poşet kavgası..

Çıkar ve rantlarınızı açık ve alenen söyler misiniz?

 

Esas olan 25 kuruşun hesabı değil.. “YOK ÖYLE 3 KÖFTE YİRMİBEŞ”  sözü vardı.. İnsanları keriz ve enayi yerine koymak..

 

Çevremizi temiz tutalım.. Çevre kirliliğini önleyelim.. Doğaya zarar vermeyelim derken, etrafımızı bok ediyorsunuz..

 

Kapımızın önünden alınan çöpleri arıtma tesislerinde işleyerek geri dönüşüme kazandırıyorsanız, yararlı bir hale getiriyorsanız, bu poşet ve naylon işine de aynı şekilde bir çare bulursunuz.

 

Hiç kıvırmaya başka bahaneler yapmaya gerek yok..

Bırakın doğa zararını, çevre kirliliğini, kimi uyutmaya çalışıyorsunuz?

Hesap kitap, amaç ve niyetleriniz açıkça belli..

İçeride Naylon poşet oyunu.

Sınırlarımızda PKK terör sorunu..

31 Martta nasıl alırız bu milletin oyunu!..

Bu makale 3701 defa okunmuştur.
MAKALEYE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


gazete manşetleri
ANKETİMİZE KATILIN

E-BÜLTEN ABONELİĞİ

ord araç kiralama