• BIST: 72.445 %1,19
  • Dolar: 3,0572 %-0,38
  • Euro: 3,3723 %-0,42
  • Altın: 130,32 %-0,77
03-09-2017
Osman ŞAHİN

Osman ŞAHİN

ORDU SİYASETİNDE “TAŞAK” GEÇMEK..
gazeteyon@gmail.com

Bir Bayram daha böyle geçti..

Ordu siyasetinde “TAŞAK” geçmek gibi bayram kutlaması yapıldı..

Diyeceksiniz ki; şimdi bu “TAŞAK” sözü nereden çıktı.

Bakın..!

“Ne TAŞAK gibi adamsın oğlum” der  arkadaşına takılırsın.

Bu sözü kaldıramayan, hazmedemeyen arkadaşınız nerdeyse sizinle kavga etmeye kalkışır..

 

Bilmeyenler hatırlasın, araştırsın öğrensin..

“TAŞAK”  Türkçe sözlük anlamında “YİĞİTLİK, ERKEKLİK, YÜREKLİLİK, CESARET” demek.

Argoda kullanılan değişik fikirlilerin anlayışı da beni ilgilendirmez.

Hani o ayıp diye toplumda  kullanmak istenmeyen bu kelime var ya..

Aslında kelimelerin, sözlerin en kralıymış..

 

“TAŞAK”..

 

 Anladınız mı şimdi herkes YİĞİTLİK yapamaz, herkeste YÜREK yoktur, herkes CESARETLİ olamaz. Herkes de yazamaz..

 

 Birlik ve beraberliğimiz için, ORDU’muz için tek yürek olmalıyız..

O da yürek ister..

 

Yüreği olmayanlar da böyle halkının önünde sadece poz verir, gösteriş yapar.

 

Demek KABADAYILIK, ERKEKLİK eskiden varmış ki; bunun Türkçe manası bile unutulmuş..

 

XXX

 

Aklıma geldi birden, dünkü Bayramlaşma töreninde yaşanan ve görünen manzarayı nasıl değerlendirebilirim diye..

 

En uygun başlık konusunu,  ORDU SİYASETİNDE “TAŞAK” GEÇMEK..” başlığını seçtim.

 

Bizim milletimizin siyasilerin kafasında her söz-laf kalmaz..

 

Ama “TAŞAK”  dersek, beyinlerinin içine kadar girer, daha iyi anlarlar.

 

Çünkü adamların her biri, YİĞİTLİK taslıyor,

Karşı taraf ERKEKLİK taslıyor..

İkisi de CESARETİNİ kullanamıyor..

 

Aybastı yayla şenliklerinde ve Bayramlaşma töreninde olduğu gibi dünkü törende sanki iki cephe vardı..

 

Birisi GARP cephesi, diğeri  ŞARK cephesi..

Ne oluyor beyler savaşa mı, geldiniz, BARIŞA mı?..

Yoksa bayramlaşmaya, barışmaya, kucaklaşmaya mı gidiyoruz.

Bir tarafta Numan Kurtulmuş  cephesi, bir tarafta  Enver Yılmaz cephesi..

 

İki siyasetçi her konuşmasında aynı sözleri söylüyorlar. “Bayramlar, barış, birlik ve beraberlik günüdür”

 

Öyle ama, yine iki gurup arasında tatsız, buruk, soğuk bir Kurban bayramı, bayramlaşma töreni..

 

“Uzat elini hoş geldin, ver elini güle güle”

 

Ordu’lu Bayramlaşmaya değil, adeta iki siyasetçinin birbirlerine nasıl davranacaklarını merak etmeye gelmişler.

 

O merak da tahmin edilenin aynısı oldu..

 

XXX

 

Biz gazeteciyiz ya.. Ortalıkta dolaşıyoruz.. Eğilip herkes bizim kulağımıza fısıldıyor.

 

“Ne oldu, karşılaştılar mı, konuştular mı, barıştılar mı, Enver neden konuşmadı vs.” gibi soruların cevabını vermekte zorlanıyoruz.. Bu sorulardan da bıktık..

 

Başkan Enver Yılmaz’ın etrafı çok kalabalıktı.

 

Bakıştık bir ara göz göze geldik.. Hemen yanına gittim, elini sıkarak bayramlaştık.. Gayet de güzel oldu, bende memnun oldum..

 

Ancak, başkanın yanına giderken, arkasındaki ve yanlarındaki kalabalığa sürtünerek zor geçtim. Herkes bana bakıyor ve sıkıştırmaya çalışıyordu. Tabii başkana ne amaçla yaklaştığım iyice merak konusu yapılmış ki, aradan zor sıyrılabildim.

 

Her zaman olduğu gibi burada da başkan YILMAZ’a ulaşmak yine de zor oldu..!

 

Fakat, geçerken herkesin belindeki silahların kebzeleri, benim tenime dokunuyor, sürtünerek aradan sıyrılırken, tüm korumaların gözü de benim üzerimdeydi..

 

Benim başkan Enver Yılmaz’a karşı ne gibi bir art niyetim olabilir ki; olsa da zaten gücüm yetmez. Benim gücüm sadece bunları yazmakla sınırlıdır.

 

XXX

 

Şimdi  bir de Numan Kurtulmuş cephesine bakalım.

Her Ordu’ya gelişinde korumalarından adamın elini tutmaya, iki soru sormaya fırsat vermiyorlar. Oraya bakanın elini tutmaya, bayramlaşmaya gelen Ordu’lu hemşireleri bakanın elini mi tutacak, korumaların elini mi öpecek..

 

Allah aşkına bir de öylesine adaba aykırı davranışları var. Biz gazetecileri, vatandaşları itelemek, kakalamak, insana yakışmayacak hareketler yapmak. İnanın korumaların gölgesinden gazeteci olarak rahat bir fotoğraf dahi çekemiyoruz..

 

Bakan konuşma yapacak, kürsüye çıktı. Koruma kulaklıktan sunucu bayanı hitaben söylüyor.. “O bayanı da indirin oradan” diyor.. Ve bayan bakanın yanındaki kürsüden indiriliyor..

 

Yok be arkadaşım, oradaki sunucu bayandan endişe duyan, korkan, korumaların koruduğu bakanın korumalarına nasıl güvenirsiniz? Ancak güçleri vatandaşı itelemeye, kakalamaya yeter..

 

Bakın bu korumalara da bir tavsiyem var.

 

Koruma olarak siz Ordu’lu değilsiniz.. Sanmam.. Biz Bakanımız, milletvekilimize sizlerden daha fazla sahip çıkar, korumasını biliriz. Çünkü onlar bizim dostlarımız, hemşerilerimizdir..

 

Bir başka yabancı yerde olsanız amenna.. Fakat Ordu’lu kendi siyasetçisini kimseye yedirmez. Hiç kuşkunuz olmasın..

 

Sahip çıkar.

 

Vardığım bir kanı ise, bu korumalar Ordu’lu vatandaşlara karşı değil, kendi aralarında birbirlerinden korktuklarını fark ettim.

 

Hani yukarıda yazdım.. GARP cephesi, ŞARK cephesi.. Demek ki; iki gurup birbirlerine karşı tedbirli davranıyorlar. Ne olur, ne olmaz… Bu işin bedeli Ordu’lu olmayan bir Emniyet müdürünü göndermeye benzemez..

 

Ulan Bayrama mı geldiniz, savaşa mı?..

Ama, bunun bedelini bizim halkımız ödüyor..

Şimdi varmısınız?

Başkan Enver Yılmaz, şunu demiş, bunu demiş kavga etmiş..vs.

Bakan Numan Kurtulmuş ile aralarında şu geçmiş, bu geçmiş, biri FETÖCÜ’ymüş, biri Enver’ci, biri Numancı’ymış..vs.. Ablaymış, ağabeymiş!..

 

Bakın, her Ordu ziyareti sonrası  bu konular ulusal basında yayınlanıyor. Bu yıpratıcı haberlerden ben şahsen kendim rahatsız oluyorum.

 

Ordu rahatsız, huzursuz.. Vatandaşlar rahatsız, Türkiye rahatsız. İktidar ve kendi patileri AKP’liler rahatsız..

 

MENTAL yorgunluğu bir yana bırakın.. O kendi sorunları..

 

Gelin, silahınızı bırakın.

 

Korumalarınızı Bodruma tatile gönderin..

 

Sayın Numan Kurtulmuş, Sayın Enver Yılmaz birlikte Boztepe’ye çıkın.. Bir masada oturup çay için.. Barış sağlayın.. Ordu halkını mutlu edin. El ele verin.. Ne yapılacaksa, bu millet için hep birlikte yapalım. Bizler de artık bundan böyle güzel haberler yazalım..

 

Affetmek ve unutmak iyi insanların intikamıdır..

 

Bu Ordu halkı beş para etmeyen fındığına para vermeyenleri de orada unutur.

 

Fakat, bu siyasi düşmanlıkları asla unutmaz.

Ordu siyasetinde “TAŞAK” geçme işlerini bırakın..

Yeter artık Ordu’ya bakın..

 

Bu makale 929 defa okunmuştur.
MAKALEYE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


ARAZİ 3

gazete manşetleri
ANKETİMİZE KATILIN

E-BÜLTEN ABONELİĞİ